Tat - Koku - Doku

Güncelleme tarihi: 12 Nis 2021

Kahve, önce kokusuyla, sonra tadı ve dokusuyla bizi etkisi altına alır. Şimdi tek tek bu üç kelimenin kahve ile bağlantısına bakalım...


TAT

Malumunuz dilimiz tat alma organımızdır. Biz dilimizle beş adet tat alabiliyoruz. Bunlar, bitter, tatlı, ekşi, tuzlu ve umami. Bu tanımları çoğu zaman karıştırıyoruz da. Mesela, tatlı ile şekerliyi, acı ile yakıcıyı karıştırıyoruz. Yakıcıya örnek verecek olursak "biber" buna bir örnektir. Acı için ise greyfurt iyi bir örnek olacaktır.


kahve tatları

KOKU


Kahve içmeyi sevmeyenlerin dahi, kahve kokusunu sevdiğini biliyoruz. Taze kavrulmuş bir kahve, en güzel öğütüldüğü an kokar. Havada uçuşan koku molekülleri burundan içeri girdiği an o muhteşem aromalar bizi uyarır. Mutlu olmamızı sağlar.


Burnumuzun aldığı kokuya paralel olarak, dilimizde bulunan papilla denilen sinir uçlarının sezdiklerinin bileşimi, ısı, keskinlik ve burnumuzdaki koku alıcı reseptör olarak adlandırılan sinirler, binlerce değişik koku arasındaki farkı ayırabilir ve tadın tahmininin yüzde 80’ine katkıda bulunur.


İki farklı şekilde koku alırız. Bunlardan birisi orthonasal yani dışarıdan gelen kokunun burundan doğrudan alınası ve diğeri ise, rertronasal yani damaktan üzerinden aldığımız kokudur.



kahve aromları





















DOKU


Kahvenin dokusu, ağızda bıraktığı yoğunluğun tanımıdır. Örneğin, koyu bir ayran için yoğun tanımı uygundur.






48 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör